Şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu, belirli sermaye büyüklüğüne ulaşan anonim şirketler ile belirli sayıda ortağa sahip yapı kooperatifleri açısından önemli bir yasal yükümlülüktür. 2026 yılında da yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca, kanunda öngörülen şartları taşıyan kuruluşların sözleşmeli bir avukat bulundurması gerekmektedir. Bu yükümlülük, şirketlerin yalnızca dava süreçlerinde değil, ticari faaliyetlerinin tamamında hukuki güvenliğin sağlanmasını amaçlayan bir düzenlemedir.
Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu Nedir?
Türk hukuk sisteminde kurumsal yapıların hukuki güvenliğini sağlamak ve olası uyuşmazlıkları henüz ortaya çıkmadan önlemek amacıyla şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu getirilmiştir. Bu yasal düzenleme, mevzuatımıza 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 35. madde kapsamında dahil edilmiş olup, belirli finansal ve kurumsal büyüklüğe ulaşmış şirketlerin bünyelerinde kadrolu bir avukat istihdam etmelerini veya bağımsız çalışan bir avukatla sürekli sözleşmeli avukatlık hizmeti almalarını şart koşmaktadır. Uygulamanın temel amacı, şirketlerin ticari faaliyetlerini yürütürken hukuka aykırı eylemlerden kaçınmalarını sağlamak ve kamusal düzeni koruyarak yargı organlarının üzerindeki iş yükünü hafifletmektir.
Kurumsal dünyada önleyici hukuk hizmetlerinin önemi her geçen gün artarken, ticari işletmelerin imzaladığı sözleşmelerden iş hukuku süreçlerine kadar geniş bir yelpazede hukuki danışmanlık alması kaçınılmaz hale gelmiştir. Kanun koyucu, ticari hayatın karmaşık yapısını göz önünde bulundurarak belirli kriterleri taşıyan anonim şirketler için sözleşmeli şirket avukatı çalıştırmayı yasal bir yükümlülük olarak düzenlemiştir. Bu yükümlülük, işletmeler için sadece bir yasal zorunluluk değil, aynı zamanda finansal kayıpların ve uzun süren dava süreçlerinin önüne geçilmesine katkı sağlayan bir koruma mekanizması işlevi görmektedir.
Günümüzde 2026 yılı itibarıyla yürürlükte olan güncel düzenlemeler uyarınca, şirketlerin bu yasal zorunluluğu ihlal etmeleri durumunda ciddi idari yaptırımlarla karşılaşmaları söz konusudur. Şirket organlarının ve yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğunu da doğrudan etkileyen şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu, şirket esas sözleşmesinden genel kurul kararlarına kadar tüm kurumsal adımların mevzuata uygun atılmasını temin eder. Dolayısıyla, belirlenen yasal sınırları aşan her anonim ortaklığın, hukuki süreçlerini aksatmadan yürütmek adına bir hukukçu ile sürekli bir danışmanlık ilişkisi kurması yasal bir zorunluluktur.
2026 Yılında Hangi Şirketlerin Avukat Bulundurması Zorunludur?
2026 yılı itibarıyla geçerli mevzuat hükümleri çerçevesinde, her şirket türü avukat bulundurmakla yükümlü tutulmamıştır. Kanun koyucu, ticari ortaklıkların hukuki statülerini, sermaye miktarlarını ve üye sayılarını dikkate alarak sınırlı bir zorunluluk alanı yaratmıştır. Bu kapsamda özellikle belirli büyüklükteki anonim şirketler ve yapı kooperatifleri kapsam içinde yer almakta olup, ilgili kriterleri taşıyan kurumların sözleşmeli avukat bulundurma şartını yerine getirmesi gerekmektedir.
2026 yılında yasal olarak sözleşmeli avukat bulundurmak zorunda olan kurumlar ve şartlar şu şekildedir:
- Esas sermayesi, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen en az sermaye tutarının 5 katı ve üzerinde olan anonim şirketler,
- Üye sayısı 100 veya daha fazla olan yapı kooperatifleri,
- Sermaye artırımı yaparak kanunda belirtilen şirketlerde avukat zorunluluğu sınırı üzerine çıkan anonim ortaklıklar,
- Tür değiştirme veya birleşme yoluyla sermaye yapısını zorunluluk sınırının üzerine çıkaran anonim şirketler.
Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesi yalnızca bu iki kategoriyi (anonim şirketler ve yapı kooperatifleri) saymaktadır. Halka açık olmak veya borsada işlem görmek, tek başına ayrı bir zorunluluk sebebi oluşturmaz; belirleyici olan esas sermaye tutarıdır. Yukarıda belirtilen kriterler, şirketlerin kuruluş aşamasında veya sonradan sermaye artırımı gerçekleştirmeleri durumunda devreye girmektedir. Şirket yönetimlerinin, sermaye yapısındaki değişiklikleri takip ederek hukuki yükümlülüklerini zamanında yerine getirmeleri idari yaptırımlardan korunmak adına büyük önem taşımaktadır.
Anonim Şirketlerde Sermaye Miktarı ve Avukat Zorunluluğu Sınırı
Anonim ortaklıklar bakımından yasal zorunluluğun ana kriteri doğrudan esas sermaye miktarı ile ilişkilendirilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesi, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 272. maddesine atıf yaparak, bu maddede öngörülen asgari esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler için anonim şirketlerde avukat zorunluluğu öngörmektedir. Bugün bu atıf, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 332. maddesindeki asgari anonim şirket sermayesi üzerinden değerlendirilmektedir.
Asgari anonim şirket sermayesinin 2024 yılından bu yana 250.000 TL olarak uygulanması nedeniyle, avukat bulundurma zorunluluğunun eşiği 1.250.000 TL esas sermaye olarak kabul edilmektedir. Asgari sermaye tutarı Cumhurbaşkanı kararı ile değiştirilebildiğinden, eşik tutarın güncel durumunun her yıl kontrol edilmesi yerinde olur. Sermayesini bu düzeye çıkaran şirketler, sözleşmeli bir avukat ile anlaşmak veya kadrolu bir avukat istihdam etmekle yükümlü hale gelir.
Bu sınırın belirlenmesinde esas alınan değer kayıtlı sermaye tavanı değil, esas sermaye tutarıdır. Yükümlülüğün fiilen doğduğu an ise, TTK’nın 456 ve devamı maddeleri uyarınca sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının ticaret siciline tescil edildiği tarihtir; zira karar tek başına değil, tescil ve ilan ile hüküm ifade eder. Bu tarihten sonra geçen her ay ayrı bir ihlal sayıldığından, şirket avukatı bulundurma şartları tescili takip eden dönemde gecikmeksizin sağlanmalıdır.
Yapı Kooperatifleri ve Üye Sayısına Göre Avukat Bulundurma Şartı
Kooperatifler hukukunda özellikle yapı kooperatifleri, bünyelerinde barındırdıkları üye sayısı ve yürüttükleri yüksek bütçeli inşaat projeleri nedeniyle özel olarak düzenlenmiştir. Yapı kooperatiflerinde sermaye miktarından bağımsız olarak doğrudan ortak sayısı esas alınmıştır. Ortak sayısı 100 veya daha fazla olan yapı kooperatiflerinde avukat zorunluluğu yasal bir zorunluluk olarak uygulanmakta ve kooperatif yönetimlerinin bu kurala uyması beklenmektedir.
Yapı kooperatiflerinin arsa temini, yüklenici sözleşmeleri ve üye alacakları gibi karmaşık hukuki süreçleri yönettiği göz önüne alındığında, bu zorunluluk kooperatif üyelerinin haklarını da güvence altına almaktadır. Ortak sayısı 100 sınırına ulaştığı tarihten itibaren kooperatif yönetim kurulu, yetkili bir avukat ile sürekli avukatlık sözleşmesi imzalamalı ve bu sözleşmeyi Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 73/A maddesi uyarınca ilgili baroya ibraz etmelidir.
1136 Sayılı Avukatlık Kanunu 35. Madde Kapsamındaki Kurumsal Yapılar
Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin üçüncü fıkrası, yalnız avukatların yapabileceği işleri düzenlerken kurumsal şirketler için de bağlayıcı çerçeveyi çizmektedir. Maddede açıkça belirtildiği üzere, Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen en az sermaye miktarının beş katı üzerinde sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri 1136 sayılı avukatlık kanunu 35. madde uyarınca sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmü emredici nitelikte olup, aksi yönündeki şirket içi kararlar veya sözleşmeler hukuken geçersiz sayılmaktadır.
Kanunun ilgili maddesi, sadece bir avukatın adının kağıt üzerinde yer almasını değil, fiilen ve hukuken geçerli bir danışmanlık ilişkisinin kurulmasını şart koşmaktadır. Nitekim Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 73/A maddesi, sürekli avukatlık hizmeti içeren çalışma biçimlerinde Avukatlık Kanunu’na ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne uygun, yazılı bir sürekli avukatlık hizmetleri sözleşmesi düzenlenmesini zorunlu kılmaktadır. Şirketler bu yükümlülüğü tek bir avukat ile yapacakları hizmet sözleşmesiyle yerine getirebilecekleri gibi, bir avukatlık ortaklığı ile kurumsal danışmanlık sözleşmesi imzalayarak da yasal gereklilikleri sağlayabilirler.
Hangi Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu Yoktur?
Şirketler hukukunda en çok karıştırılan hususlardan biri, tüm şirket türlerinin bu yasal zorunluluğa tabi olduğu yönündeki yanlış algıdır. Oysaki mevzuat, şirketlerin hukuki tiplerine ve sermaye yapılarına göre net bir ayrım yapmıştır. Bu doğrultuda, iş dünyasında en yaygın şirket türü olan limited şirketler ve belirli kriterlerin altında kalan anonim şirketler idari para cezası yaptırımından muaf tutulmuşlardır.

Aşağıda sıralanan şirket türleri ve ticari işletmeler için yasal olarak avukat bulundurma zorunluluğu bulunmamaktadır:
- Sermayesi ne kadar yüksek olursa olsun tüm limited şirketler,
- Esas sermayesi kanunda belirtilen 5 katlık sınırın altında kalan anonim şirketler,
- Üye sayısı 100 kişinin altında kalan yapı kooperatifleri ve diğer kooperatif türleri,
- Şahıs işletmeleri, şahıs ortaklıkları (Kolektif ve Komandit Şirketler) ve adi ortaklıklar,
- Dernek, vakıf ve diğer tüzel kişilikler.
Piyasada sıklıkla sorulan limited şirketlerde avukat zorunluluğu var mı sorusunun cevabı mevcut mevzuatımıza göre “hayır”dır. Limited şirketlerin sermaye tutarı ne kadar yüksek olursa olsun, Avukatlık Kanunu 35. madde metninde açıkça anonim şirketler zikredildiği için limited şirketler için bu zorunluluk uygulanmamaktadır. Ancak bu durum limited şirketlerin hukuki danışmanlığa ihtiyaç duymadığı anlamına gelmemekte, sadece idari ceza kapsamı dışında olduklarını göstermektedir.
Zorunluluk kapsamı dışında kalan şirketler, kendi istekleri doğrultusunda sözleşmeli avukatlık hizmeti alabilirler. Hukuki risklerini azaltmak isteyen şirketler, yasal bir zorunluluk olmasa dahi şirket avukatı danışmanlığı alarak sözleşmelerini, iş hukuku süreçlerini ve ticari davalarını profesyonel bir yaklaşımla yönetmeyi tercih edebilmektedir.
Sözleşmeli Avukat Bulundurmama Cezası Nedir? (Güncel Para Cezası)
Avukat bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmeyen anonim şirketler ve yapı kooperatifleri için yasa koyucu caydırıcı nitelikte finansal yaptırımlar öngörmüştür. Kanuni şartları taşımasına rağmen usulüne uygun bir şirket avukatı sözleşmesi düzenlemeyen veya kadrosunda avukat bulundurmayan şirketlere, her ay için idari para cezası kesilmektedir. Bu ceza miktarı sabit bir rakam olmayıp, her yıl güncellenen brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmaktadır.
Burada uygulamada en sık yapılan yanlışa dikkat çekmek gerekir. Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesinin son cümlesi, cezayı bir aylık değil, asgari ücretin iki aylık brüt tutarı olarak belirlemiştir. Madde metni şu şekildedir: sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan on altı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idari para cezası verilir. Yani her bir ihlal ayı için iki aylık brüt asgari ücret tutarında ceza uygulanır.
2026 yılı uygulamalarında esas alınan ceza hesaplama parametreleri ve yaptırım detayları şu şekildedir:
| İhlal Durumu ve Periyodu | Uygulanan Ceza Miktarı ve Hesaplama Yöntemi | Cezayı Uygulamaya Yetkili Makam |
|---|---|---|
| Avukat Bulundurulmayan Her Ay İçin | Suç tarihinde yürürlükte bulunan brüt asgari ücretin 2 aylık tutarı | Cumhuriyet savcısı |
| 1 Yıllık Kesintisiz İhlal Durumunda | 12 ay x 2 aylık brüt asgari ücret (toplam 24 aylık brüt asgari ücret) | Cumhuriyet savcısı |
| Baro Bildirim Yükümlülüğü İhlali | Yönetmelik m. 73/C uyarınca baronun suç duyurusu ve idari takibat | İlgili Baro Başkanlığı / Cumhuriyet savcısı |
Hesaplanan avukat bulundurmama cezası, tek seferlik bir ceza olmayıp avukat bulundurulmayan her bir ay için ayrı ayrı uygulanır. Örneğin; yasal sınırı aşan bir anonim şirket tüm bir yıl boyunca sözleşmeli avukat bulundurmazsa, o yıl için geçerli olan brüt asgari ücretin 24 katı tutarında bir idari para cezası ile karşı karşıya kalır. Bu yaptırım doğrudan şirket tüzel kişiliğine kesilmekte ve ödenmemesi durumunda amme alacakları usulünce tahsil edilmektedir.
Cezai sürecin işletilmesi genellikle baroların yaptığı denetimler, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesi veya şikayetler üzerine başlamaktadır. İlgili Baro Başkanlığı, yükümlülüğü ihlal ettiğini tespit ettiği şirketleri Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 73/C maddesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı makamına bildirir ve idari para cezası Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari yaptırım kararı ile kesinleşir. Uygulamada yalnızca sözleşme yapılmış olması yeterli görülmemekte, ücret ödemesinin serbest meslek makbuzu ile belgelendirilmemesi de ceza gerekçesi sayılabilmektedir. Bu nedenle şirket yönetim kurullarının, mali yüklerle karşılaşmamak adına yasal süreci hassasiyetle takip etmeleri gerekmektedir.
Şirketler Sözleşmeli Avukat Yükümlülüğünü Nasıl Yerine Getirir?
Şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğunu yasal olarak geçerli bir şekilde yerine getirebilmeleri için belirli usul ve esaslara uymaları şarttır. Sadece bir avukatla sözlü olarak anlaşmak veya ihtiyaç duyulduğunda vekaletname vermek yasal yükümlülüğü ortadan kaldırmamaktadır. Avukatlık Kanunu Yönetmeliği, bu sürecin yazılı sözleşmeye bağlanmasını ve ilgili baroya ibraz edilmesini zorunlu kılmıştır.
Şirketlerin avukat bulundurma yükümlülüğü sürecini tam ve eksiksiz olarak yerine getirebilmesi için izlemesi gereken adımlar şunlardır:
- Baroya kayıtlı aktif bir avukat veya avukatlık ortaklığı ile yazılı sürekli avukatlık hizmetleri sözleşmesi imzalanması (Yönetmelik m. 73/A),
- Sözleşmede belirlenen ücretin, Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi kapsamında sözleşmeli şirket avukatı için belirlenen aylık miktardan az olmaması,
- Düzenlenen avukatlık sözleşmesinin bir nüshasının şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki Baro Başkanlığına ibraz edilmesi,
- Sözleşme süresince avukata yapılacak ödemelerin serbest meslek makbuzu veya bordro karşılığında düzenli olarak gerçekleştirilmesi,
- Sözleşme feshedildiğinde veya sona erdiğinde yeni sözleşmenin gecikmeksizin tanzim edilerek baroya bildirilmesi.
Yasal yükümlülüğün ifasında şirketler iki farklı yöntem tercih edebilirler. Birinci yöntem, şirketin kendi bünyesinde iş kanununa tabi sigortalı ve kadrolu şirket avukatı istihdam etmesidir. İkinci ve piyasada en sık tercih edilen yöntem ise, serbest çalışan bir avukat veya avukatlık bürosu ile sürekli avukatlık hizmetleri sözleşmesi akdetmektir. Her iki yöntem de kanuni gerekliliği karşılamaktadır.
Sözleşme düzenlenirken dikkat edilmesi gereken en önemli husus, belirlenen aylık danışmanlık ücretinin Türkiye Barolar Birliği’nin ilgili yıl için ilan ettiği tarifedeki asgari tutarın altında kalmamasıdır. Asgari tarifenin altında yapılan sözleşmeler hem avukat açısından disiplin sorumluluğu doğurmakta hem de şirketin yasal avukat bulundurma şartı hususunda denetimlerde sorun yaşamasına neden olabilmektedir.
Yapı Kooperatiflerinde Avukat Bulundurma Zorunluluğu
Yapı kooperatifleri, çok sayıda vatandaşın birikimlerini yönlendirdiği, taşınmaz edinimine dayalı yüksek finansal hacimli organizasyonlardır. Bu yapılarda meydana gelebilecek hukuki usulsüzlükler veya hatalı sözleşmeler telafisi güç zararlara yol açabilmektedir. Bu riski azaltmak adına, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında üye sayısı 100 ve üzerinde olan yapı kooperatiflerine sürekli avukat bulundurma şartı getirilmiştir.
Yapı kooperatif yönetimleri, ortak sayısının 100’e ulaştığı tarihten itibaren hukuki danışmanlık mekanizmasını kurmak zorundadır. Kooperatif avukatı; kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin hazırlanması, ihale şartnamelerinin hukuki denetimi, geciken üye aidatlarının icra takipleri yoluyla tahsili ve genel kurul kararlarının iptali davalarında kooperatifi koruyucu tedbirler alır. Bu süreçlerin profesyonel bir hukukçu olmadan yürütülmesi, kooperatif yönetim kurulunun kişisel hukuki ve cezai sorumluluğuna da yol açabilmektedir.
Denetimlerde üye sayısı 100 ve üzerinde olmasına rağmen sözleşmeli avukatı bulunmayan yapı kooperatiflerine de anonim şirketlerde olduğu gibi, her ihlal ayı için iki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası kesilmektedir. Kooperatif yönetim kurulu üyeleri, bu cezai yaptırımlardan doğrudan sorumlu tutulabileceğinden, kooperatif bütçesinden avukatlık danışmanlık kalemini ayırmalı ve yasal zorunluluğu eksiksiz bir şekilde yerine getirmelidirler.
Sıkça Sorulan Sorular
Limited şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğu var mıdır?
Hayır, limited şirketlerin sermaye miktarı veya ortak sayısı ne olursa olsun yasal olarak sözleşmeli avukat bulundurma zorunlulukları bulunmamaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesi yalnızca anonim şirketleri ve yapı kooperatiflerini saymaktadır.
Anonim şirketlerde avukat bulundurma sınırı 2026 yılında nedir?
Türk Ticaret Kanunu’nda belirlenen asgari anonim şirket sermayesinin 5 katı ve üzerinde esas sermayesi bulunan anonim şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurması zorunludur. Asgari sermayenin 250.000 TL olduğu dikkate alındığında bu eşik 1.250.000 TL’ye karşılık gelmektedir. Asgari sermaye tutarı Cumhurbaşkanı kararı ile değişebildiğinden, güncel eşiğin kontrol edilmesi önerilir.
Avukat bulundurmama cezası ne kadardır ve nasıl hesaplanır?
Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesi uyarınca, sözleşmeli avukat bulundurmayan şirketlere avukat bulundurmadıkları her ay için, suç tarihinde yürürlükte bulunan brüt asgari ücretin iki aylık tutarı kadar idari para cezası kesilir. Uygulamada bu kural “brüt asgari ücret x 2” olarak hesaplanır. Bir yıl boyunca süren ihlalde toplam ceza, 24 aylık brüt asgari ücret tutarına ulaşabilir.
Avukat bulundurma zorunluluğu cezasını hangi kurum keser?
İlgili baronun tespiti ve Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 73/C maddesi uyarınca yaptığı bildirim üzerine, idari para cezası idari yaptırım kararı ile Cumhuriyet savcısı tarafından verilir.
Yükümlülük hangi tarihte başlar?
Sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararı tek başına yeterli değildir. TTK’nın 456 ve devamı maddeleri uyarınca kararın ticaret siciline tescil edilmesiyle yeni sermaye tutarı hukuken geçerlilik kazanır ve yükümlülük bu tarihte doğar. Tescili izleyen her ay ayrı bir ihlal sayılabileceğinden sözleşmenin gecikmeksizin yapılması gerekir.
Yapı kooperatiflerinde avukat zorunluluğu sınırı kaçtır?
Yapı kooperatiflerinde sermaye miktarına bakılmaksızın, ortak veya üye sayısı 100 ve üzerinde olan kooperatiflerde avukat bulundurmak zorunludur.
Kadrolu avukat istihdam etmek yasal zorunluluğu karşılar mı?
Evet, şirkette sigortalı ve kadrolu olarak çalışan bir avukatın bulunması veya dışarıdan sürekli avukatlık hizmetleri sözleşmesi ile hizmet alınması zorunluluğu karşılar. Her iki halde de sözleşmenin yazılı olması ve baroya ibraz edilmesi gerekir.
Sözleşmeli şirket avukatı ücreti nasıl belirlenir?
Ödenecek ücret, Türkiye Barolar Birliği tarafından her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde sözleşmeli şirket avukatı için belirlenen aylık alt sınırdan az olamaz. Tarife her yıl güncellendiğinden ilgili yılın tutarının kontrol edilmesi gerekir.
Şirket avukatı sözleşmesi nereye bildirilmelidir?
Hazırlanan ve imzalanan sürekli avukatlık hizmetleri sözleşmesinin bir nüshası, Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 73/A maddesi uyarınca şirketin merkezinin bağlı olduğu ilgili Baro Başkanlığına ibraz edilmelidir.
Sadece sözleşme imzalamak yeterli midir?
Hayır. Uygulamada sözleşmenin fiilen uygulanması da aranmaktadır. Avukata yapılan ödemelerin serbest meslek makbuzu veya bordro ile belgelendirilmemesi, denetimlerde yükümlülüğün yerine getirilmediği yönünde değerlendirmeye ve ceza uygulanmasına gerekçe olabilmektedir.

