Marka ve Patent Avukatı

Marka ve Patent Avukatı

Bir işletmenin en değerli varlığı çoğu zaman deposunda değildir. Markası, ürün tasarımı ve geliştirdiği teknik çözüm zamanla şirketin kendisinden değerli hale gelir. Bu değerlerin korunması kural olarak tescile bağlıdır. Tescilsiz bir işaret için başkasının kullanımını durdurmak çok daha zordur. Sınai mülkiyet aynı zamanda sürelere bağlı bir alandır. Bir marka ve patent avukatı ile erken çalışmak, bu süreleri kaçırmadan ilerlemenizi sağlar.

Bu alanda en çok karıştırılan konu, avukat ile vekilin aynı kişi sanılmasıdır. Vekillik ayrı bir meslektir. Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvuru sahibi adına işlem yapabilmek için vekil siciline kayıt zorunludur. Avukatlık sıfatı tek başına bu yetkiyi vermez. Bu ayrım sayfanın en önemli bölümüdür ve ikinci başlıkta ele alınmıştır. Bursa merkezli büromuz danışmanlık ile uyuşmazlık tarafında hizmet vermektedir. Aşağıda tescil sürecinden dava yollarına kadar tüm başlıkları bulacaksınız.

Marka ve Patent Avukatı Ne İş Yapar?

Bu alanda çalışan avukatın ağırlık merkezi uyuşmazlıktır. Markanızın izinsiz kullanıldığını fark ettiğinizde marka avukatı devreye girer. Taklit ürünle karşılaşmak da aynı sonucu doğurur. Marka hukuku alanındaki tecavüzün tespiti ve önlenmesi davaları bu kapsamdadır. Hükümsüzlük davaları, tazminat talepleri ve ihtiyati tedbir başvuruları da avukatın alanıdır. Cezai boyut bulunan dosyalarda şikayet süreci yine avukat eliyle yürütülür.

İşlev yalnızca dava aşamasıyla sınırlı değildir. Tescil öncesinde hangi işaretin seçileceği stratejik bir sorudur. Hangi sınıfların hedefleneceği de aynı aşamada belirlenir. Bu sorular yanlış yanıtlandığında tescil alınsa bile koruma işlevsiz kalır. Devir, lisans ve rehin işlemleri hukuki metin gerektirir. Ortaklık veya bayilik kurulurken marka kullanımı da düzenlenmelidir. Bir marka avukatı bu metinleri ileride çıkacak uyuşmazlıkları öngörerek hazırlar.

Buna karşılık Kurum nezdinde başvuru ve itiraz işlemleri vekillik yetkisi gerektirir. Bu iki alanın karıştırılması kullanıcıları yanlış kişiye yönlendirmektedir. Birçok işletme sahibi avukattan başvuru yapmasını istemektedir. Aynı kişi tecavüz dosyasını ise tescil firmasına götürmektedir. Doğru bölünme şudur: Kurum işlemleri vekil, mahkeme uyuşmazlıkları avukat eliyle yürür. Bir patent avukatı buluşun korunmasında sözleşme ve dava tarafında rol alır.

Avukat ile Marka ve Patent Vekili Arasındaki Fark

Marka ve patent vekilliği avukatlıktan bağımsız bir meslektir. Kurum nezdinde başvuru sahibi adına işlem yapabilmek için vekil siciline kayıt zorunludur. Bu kayıt, 5000 sayılı Kanun kapsamındaki vekillik sınavının kazanılmasıyla mümkündür. Avukatlık ruhsatı tek başına bu yetkiyi vermez. Vekil sıfatı da mahkemede taraf temsili yetkisi vermez. Marka ve patent avukatı arayan kullanıcı için bu iki meslek birbirini tamamlar, ancak birbirinin yerine geçmez.

Bunun pratik sonucu, tescil ile davanın farklı kişilerce yürütülmesidir. Marka hukuku alanındaki bir uyuşmazlık mahkemeye taşındığında avukat gerekir. Kurum aşamasında ise vekil yetkilidir. İki sıfatın aynı kişide toplanması mümkündür, ancak zorunlu değildir. Bu nedenle hizmet alırken hangi işin kime ait olduğunu bilmek gerekir. Aşağıdaki tablo iki mesleğin yetki alanlarını karşılaştırmaktadır.

Karşılaştırma Ölçütü Avukat Marka ve Patent Vekili
Yetki kaynağı Avukatlık Kanunu, baro levhasına kayıt 5000 sayılı Kanun, vekil siciline kayıt
Kurum nezdinde temsil Yetki vermez Başvuru, itiraz ve tescil sonrası işlemleri yürütür
Dava takibi Mahkemede taraf temsili yapar Tek başına dava takibi yetkisi vermez
Sicil kaydı Bağlı bulunduğu baro levhası Kurum tarafından tutulan vekil sicili
Denetim Baro ve Türkiye Barolar Birliği Kurum bünyesindeki vekil disiplin düzenlemeleri

Çalışacağınız kişinin sicile kayıtlı olup olmadığını kendiniz doğrulayabilirsiniz. Kurumun vekil sorgulama sayfası üzerinden arama yapabilirsiniz. Marka avukatı veya vekille çalışırken bu kontrol zaman ve maliyet tasarrufu sağlar. Piyasada tescil hizmeti sunduğunu belirten ancak sicilde kaydı bulunmayan yapılar vardır. Sorgulamayı ilk görüşmeden önce yapmanız yerinde olur. Böylece sürecin kimin eliyle yürüyeceği baştan netleşir.

Bu noktada kendi durumumuzu açıkça belirtelim. Büromuz bünyesinde vekil siciline kayıtlı marka veya patent vekili bulunmamaktadır. Bu nedenle Kurum nezdinde sizin adınıza başvuru yapmıyor ve itiraz sunmuyoruz. Tescil işlemleri sicile kayıtlı bir vekil aracılığıyla yürütülür. Bizim rolümüz danışmanlık ile uyuşmazlık ve dava tarafındadır. Bu ayrımı baştan söylüyoruz, çünkü hangi işi kimin yapacağını bilmek sizin lehinizedir.

İletişim Bilgileri

Sınai mülkiyet dosyalarında ilk görüşme tabloyu netleştirir. Hakkın türü, tescilli olup olmadığı ve karşı tarafın konumu bu görüşmede belirlenir. Ardından hangi yolun açık olduğu ortaya çıkar. Hangi sürelerin işlediği de aynı aşamada tespit edilir. Bazı dosyalarda önce ihtarname göndermek daha isabetlidir. Bazılarında ise delil kaybı riski nedeniyle hızlı hareket etmek gerekir.

Bilgi Detay
Avukat Av. Can Çiftçi
Telefon 0531 921 83 36
Adres Üçevler Mah. İzmir Yolu Cad. No: 241/D, Kat: 6, No: 138, Nilüfer / Bursa
E-posta av.canciftci@gmail.com
Hizmet alanı Hukuki danışmanlık, sözleşme hazırlığı, tecavüz, hükümsüzlük ve iptal uyuşmazlıklarında dava takibi

İlk görüşmeye getireceğiniz belgeler süreci hızlandırır. Tescilli hakkınız varsa tescil belgesi veya başvuru numarası ilk sıradadır. Marka söz konusuysa tescil alınan sınıflar önemlidir. Tecavüz iddiasında karşı tarafın kullanımını gösteren fotoğraf, ekran görüntüsü veya ürün örneği toplanmalıdır. Bu delillerin tarihli olması ispat bakımından değer taşır. Daha önce yapılmış sözleşme veya yazışma varsa getirilmelidir. Eksik belge görüşmeyi ertelemek için sebep değildir.

Sınai Mülkiyet Hukuku Nedir?

Sınai mülkiyet, ticari ve sınai alandaki değerleri koruyan haklar bütünüdür. Marka, patent, faydalı model, tasarım ve coğrafi işaret bu kapsamdadır. Bu haklar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenlenmiştir. Kanun, başvuruları, tescil işlemlerini ve ihlal halindeki yaptırımları birlikte düzenler. Kanun metnine Sınai Mülkiyet Kanunu metni üzerinden ulaşabilirsiniz. Alan, idari süreçle mahkeme sürecinin iç içe geçtiği bir yapıdadır.

Sınai mülkiyet ile fikri mülkiyet sürekli karıştırılır. Fikri mülkiyet eser sahibinin haklarını konu alır ve 5846 sayılı Kanunla düzenlenir. Telif hakkı eserin yaratılmasıyla doğar ve tescil şartı aranmaz. Sınai mülkiyette ise koruma kural olarak tescille doğar. Diğer temel ilke ülkeselliktir: tescil yalnızca alındığı ülkede koruma sağlar. Bu nedenle marka hukuku ile telif hukukunu birbirinin yerine kullanmak ciddi hata doğurur.

Neler Marka Olarak Tescil Edilebilir?

Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini ayırt etmeyi sağlayan işarettir. Kanun marka olabilecek işaretleri geniş tutmuştur. İki temel şart aranır. Birincisi ayırt ediciliktir. İkincisi, korumanın konusunun açık biçimde anlaşılabileceği şekilde sicilde gösterilebilir olmasıdır. Marka hukuku bakımından bu şartlar sağlandığında işaretin türü belirleyici değildir. Aşağıdaki işaret türleri marka olarak tescil edilebilir.

  • Kişi adları dahil sözcükler ve sözcük grupları.
  • Şekiller, logolar ve grafik unsurlar.
  • Harfler ve harf kombinasyonları.
  • Sayılar ve sayı grupları.
  • Renkler ve renk kombinasyonları.
  • Sesler ve kısa melodiler.
  • Malların veya ambalajlarının biçimi, yani üç boyutlu şekiller.

Her işaret tescil edilemez. Ayırt edici niteliği bulunmayan işaretler mutlak ret nedenidir. Cins, çeşit, vasıf, kalite veya coğrafi kaynak belirten ibareler de münhasıran marka yapılamaz. Temsili bir örnek vermek gerekirse, ekmek satan bir işletme “taze ekmek” ibaresini tek başına tescil ettiremez. Halkı yanıltıcı işaretler de reddedilir. Önceki bir markayla ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler kabul edilmez. Karıştırılma ihtimali doğuran benzer işaretler ise nispi ret nedenidir ve itiraz üzerine değerlendirilir.

Marka Tescil Süreci Nasıl İşler?

Marka Tescil Süreci Nasıl İşler?
Marka Tescil Süreci Nasıl İşler?

Marka tescili birbirini izleyen aşamalardan oluşur. Marka hukuku bakımından her aşamanın kendi süresi ve riski vardır. Bazı süreler kanunla belirlenmiştir ve değişmez. Bazıları Kurumun iş yüküne bağlıdır. Süreç boyunca üçüncü kişilerin itirazı gündeme gelebilir. Ayrıntılı bilgi için Türk Patent ve Marka Kurumu kılavuzları incelenebilir. Aşağıdaki tablo aşamaları sırasıyla göstermektedir.

Aşama Yapılan İşlem Süre
Ön araştırma Benzer işaretlerin ve sınıfların taranması Başvuru öncesi, süreye tabi değil
Başvuru İşaret, sınıf listesi ve sahip bilgilerinin sunulması Başvuru tarihi öncelik bakımından esastır
Şekli inceleme Başvuru unsurlarının incelenmesi Eksiklik halinde Kurumun verdiği süre
Mutlak ret incelemesi Kanundaki mutlak ret nedenleri yönünden inceleme İş yüküne göre değişir
Bültende yayım Uygun bulunan başvurunun yayımlanması İnceleme sonrası
Yayıma itiraz Üçüncü kişilerin gerekçeli itiraz sunması Yayımdan itibaren iki ay
İtiraz incelemesi İtirazın Kurumca değerlendirilmesi Dosyaya göre değişir
Tescil belgesi Ücretin ödenmesi ve sicile kayıt İtiraz yoksa veya reddedilmişse

Sürelerin bir kısmı kanunla sabitlenmiştir. Yayıma itiraz süresi iki aydır ve uzatılamaz. İnceleme aşamalarının süresi ise Kurumun dosya yoğunluğuna göre değişir. Bu nedenle toplam süre için kesin taahhüt verilemez. İtirazsız ilerleyen dosya ile itiraz gelen dosya arasında ciddi fark oluşur. Bildirimlerin takibi zorunludur, çünkü bildirime bağlı süreler bildirimle işlemeye başlar.

Ön Araştırma ve Benzerlik İncelemesi

Benzerlik araştırması, en çok atlanan ve en pahalıya mal olan adımdır. Araştırmasız başvurular ret veya itirazla karşılaşma riski taşır. Ödenen başvuru ücreti bu halde geri alınmaz. Aylarca süren bekleme de boşa gider. Daha ağır sonuç, işaretin ticari hayatta kullanılmaya başlanmış olmasıdır. Tabela, ambalaj ve tanıtım materyali basıldıktan sonra değişiklik maliyeti katlar.

Araştırma birebir aynı işaretlerle sınırlı kalmamalıdır. Hukuken belirleyici ölçüt karıştırılma ihtimalidir. Bu ihtimal görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik üzerinden değerlendirilir. Yazılışı farklı ancak okunuşu yakın işaretler de risk doğurur. Sınıf seçimi bu aşamada belirlenir ve sonradan genişletilmesi yeni başvuru gerektirir. Faaliyet alanı dışındaki sınıflarda tescil korumayı işlevsiz bırakır. Fiilen kullanılmayacak sınıflarda geniş tescil ise iptal riskini yükseltir.

Başvuru ve Kurum İncelemesi

Başvuruda işaret ve başvuru sahibinin kimlik bilgileri yer alır. Buna markanın kullanılacağı mal ve hizmet listesi eklenir. Liste uluslararası sınıflandırmaya göre düzenlenir. Kurum önce şekli inceleme yapar. Eksiklik tespit edilirse bildirim yapılır ve giderilmesi için süre verilir. Bu süre içinde eksiklik giderilmezse başvuru reddedilir. Bu nedenle Kurumdan gelen bildirimlerin takibi hayati önemdedir.

Şekli inceleme sonrası başvuru mutlak ret nedenleri yönünden incelenir. Ayırt edicilik taşımayan, cins bildiren veya yanıltıcı işaretler bu aşamada reddedilebilir. Kurum bu incelemeyi kendiliğinden yapar. Başvuru tarihi ayrıca öncelik bakımından belirleyicidir. Aynı işaret için birden fazla başvuruda kural olarak önce başvuranın hakkı korunur. Bu nedenle karar verildikten sonra başvuru geciktirilmemelidir. Uygun bulunan başvurular Bültende yayımlanır.

Yayıma İtiraz Aşaması

Yayıma itiraz, hak kaybı riski en yüksek aşamadır. Bültende yayımlanan başvuruya, yayımdan itibaren iki ay içinde itiraz edilebilir. İtiraz gerekçeli ve yazılı olarak yapılır. İtiraz ücretinin de aynı süre içinde ödenmesi gerekir. Aksi halde itiraz yapılmamış sayılır. Bu süre kanunla belirlenmiştir ve uzatılamaz.

Sürenin kaçırılmasının sonucu ağırdır. Benzer bir başvuruyu fark eden hak sahibi bu süreyi kaçırırsa tescili idari yoldan engelleyemez. Geriye kalan yol, tescilden sonra hükümsüzlük davası açmaktır. Dava yolu idari itiraza göre çok daha uzun ve maliyetlidir. Yani iki aylık süre, aylarca sürecek bir yargılamanın önüne geçme imkanıdır. Bu nedenle sürenin kaçırılması sıradan bir gecikme değil doğrudan hak kaybıdır.

Riski yönetmenin yolu bültenlerin düzenli takibidir. Benzer başvuruların yayımlanıp yayımlanmadığı sürekli izlenmelidir. Uygulamada bu iş marka izleme hizmetiyle yürütülür. İzleme yapılmadığında durum çoğu zaman taklit ürünle karşılaşınca öğrenilir. O aşamada itiraz süresi çoktan dolmuştur. İtiraz sürecinde başvuru sahibinin karşı görüş sunma imkanı bulunur. Kurumun kararına karşı da belirli süre içinde üst inceleme talep edilebilir.

Tescil ve Yenileme

İtiraz gelmemesi veya itirazların reddedilmesi halinde tescil aşamasına geçilir. Tescil ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi süresinde Kuruma sunulmalıdır. Sunulmazsa başvuru işlemden kaldırılır. Ücret ödendiğinde marka sicile kaydedilir ve yayımlanır. Koruma süresi, tescil tarihinden değil başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu ayrım önemlidir, çünkü inceleme süresi de koruma süresi içinde geçer.

Koruma süresi dolmadan yenileme yapılmalıdır. Yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılır. Yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi de aynı süre içinde sunulur. Bu süre kaçırılırsa hak hemen sona ermez. Talep, sona erme tarihinden itibaren altı aylık ek süre içinde ek ücretle de yapılabilir. Ek sürenin de kaçırılması halinde marka hakkı sona erer. Yenileme sayısında sınır bulunmadığından marka süresiz korunabilir.

Marka Başvurusu Reddedilirse Ne Yapılır?

Ret kararı sürecin sonu değildir. Kurum kararlarına karşı, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde itiraz edilebilir. İtiraz gerekçeli ve yazılı olarak yapılır. İtiraz, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından incelenir. Kurulun kararı Kurumun nihai kararıdır. İtirazın reddi halinde yargı yolu açılır ve iptal davası Ankara’daki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülür.

Marka hukuku uygulamasında strateji, ret gerekçesine göre değişir. Ayırt edicilik gerekçeli retlerde tartışma, işaretin tüketici nezdinde ayırt edici algılanıp algılanmadığıdır. Bu dosyalarda kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanıldığı ispatlanmaya çalışılır ve satış ile reklam verileri sunulur. Önceki marka gerekçeli retlerde ise tartışma karıştırılma ihtimalidir. Burada işaretlerin benzerliği ile malların benzerliği birlikte değerlendirilir. Bazı dosyalarda sınıf listesini daraltmak veya muvafakat görüşmesi yapmak sonuç verir. Hangi yolun izleneceği dosyanın verilerine bağlıdır.

Marka Hakkına Tecavüz ve Hukuki Yollar

Tecavüz, tescilli markanın sahibinin izni olmadan kullanılmasıyla oluşur. Markanın aynısının kullanılması en açık haldir. Ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılması da tecavüzdür. Karıştırılma ihtimali doğuran işaretlerin benzer mal ve hizmetlerde kullanılması bu kapsamdadır. Taklit ürün üretmek, satmak, ithal etmek ve ticari amaçla bulundurmak da sayılan fiillerdendir. İşaretin ticaret unvanı veya alan adı olarak kullanılması da somut olaya göre tecavüz oluşturabilir.

Hak sahibinin talepleri marka hukuku kapsamında kanunda sayılmıştır. Tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi ilk sıradadır. Buna maddi tazminat, manevi tazminat ve koşulları varsa itibar tazminatı eklenir. Tecavüz oluşturan ürünlere el konulması istenebilir. İhtiyati tedbir bu dosyalarda özel öneme sahiptir, çünkü yargılama sürerken ihlalin devamı zararı büyütür. Gümrükte taklit şüphesi taşıyan eşyaya el konulması da mümkündür.

Bu davalarda sonucu belirleyen unsur delildir. Karşı tarafın kullanımı kısa sürede değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Bu nedenle marka avukatı ile delil tespitinin erken yapılması kritiktir. İnternetteki kullanımlar için tarihli tespit yaptırılması yerinde olur. Fatura, ürün örneği ve tanıtım materyali de saklanmalıdır. Yargıtay, tescilli ticaret unvanı kullanımının tanıtma işlevini aşarak markasal nitelik kazanması halinde tecavüz doğacağını kabul etmektedir.

“Her ne kadar tescilli ticaret unvanını kullanmak markaya tecavüz olarak değerlendirilemez ise de davalının […] ibaresini ticaret unvanından ziyade markasal olarak kullandığı, kullanımların taciri tanıtma işlevini aşarak markasal kullanım haline dönüştüğü.”

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5133, K. 2024/1267, T. 20.02.2024

Marka Hakkına Tecavüzün Cezai Boyutu

Tecavüz belirli hallerde cezai sonuç da doğurur. Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten, satan, ithal veya ihraç eden kişi cezalandırılır. Ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi de bu kapsamdadır. Kanundaki yaptırım bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır. Marka koruması işaretini yetkisiz kaldıran kişi için ayrı bir yaptırım öngörülmüştür. Yetkisiz olarak marka üzerinde devir, lisans veya rehin yoluyla tasarrufta bulunan kişi için de ayrı ceza vardır. Yargılamanın ayrıntıları için ceza hukuku içeriklerimiz incelenebilir.

Bu suçlarda soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlıdır. Şikayet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren kanuni süre içinde kullanılmalıdır. Süre geçtikten sonra yapılan şikayet sonuç doğurmaz. Suçun oluşabilmesi için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır. Tescilsiz işaretin kullanılması suç oluşturmaz, ancak haksız rekabet hükümleri gündeme gelebilir. Ceza davası ile hukuk davası birbirinden bağımsız yürür.

Markanın Hükümsüzlüğü Davası

Hükümsüzlük, marka hukukunda tescilli markanın mahkeme kararıyla geçersiz kılınmasıdır. Tescil aşamasında ileri sürülmeyen ret nedenleri sonradan dava yoluyla gündeme getirilebilir. Ayırt edicilik bulunmaması gibi mutlak ret nedenleri bu kapsamdadır. Karıştırılma ihtimali gibi nispi ret nedenleri de hükümsüzlük sebebidir. Gerçek hak sahipliği iddiası sık karşılaşılan bir dayanaktır. Kötü niyetli tescil ise ayrı bir sebep oluşturur. Dava, menfaati bulunanlar ile savcılar veya ilgili kamu kurumlarınca açılabilir.

Markanın Hükümsüzlüğü Davası
Markanın Hükümsüzlüğü Davası

Süre bakımından bir sınır bulunur. Marka sahibi, sonraki markanın kullanıldığını bildiği halde beş yıl sessiz kalmışsa hükümsüzlük talep etme hakkını kaybeder. Ancak sonraki markanın tescilinde kötü niyet varsa bu sınır uygulanmaz. Kötü niyetin ispatı davacıya, yani marka avukatı ile hareket eden tarafa düşer. Önceki markanın bilinmesi tek başına kötü niyet sayılmaz. Hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde sonuçları geçmişe etkilidir. Aşağıdaki karar, beş yıllık sınırın uygulamadaki yerini göstermektedir.

“Dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında gerçek hak sahipliğine dayalı olarak markanın hükümsüzlüğü davası açılabilmesi için 5 yıllık hak düşürücü süre öngörüldüğü.”

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/256, K. 2024/3918, T. 15.05.2024

Kullanmama Nedeniyle İptal Riski

Marka tescil ettirmek tek başına yeterli değildir. Kanun markanın ciddi biçimde kullanılmasını da bekler. Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı sebep olmaksızın kullanılmaması iptal sebebidir. Kullanıma beş yıl kesintisiz ara verilmesi de aynı sonucu doğurur. İptal kısmi olabilir ve yalnızca kullanılmayan sınıflar bakımından istenebilir. Bu risk, geniş sınıf listesiyle tescil alıp dar alanda faaliyet gösteren işletmeler için yüksektir.

Ciddi kullanım sembolik kullanımdan farklıdır. Hakkı ayakta tutmak için yapılan göstermelik kullanımlar bu şartı karşılamaz. Aranan, markanın gerçekten pazar oluşturmaya yönelik kullanılmasıdır. Kullanımın markasal nitelik taşıması gerekir. İspat yükü marka sahibindedir ve deliller marka avukatı ile birlikte derlenmelidir. Bu nedenle fatura, ambalaj, katalog ve reklam materyalleri tarihli olarak saklanmalıdır. Kullanım delilleri sonradan üretilemeyeceği için arşivleme baştan yapılmalıdır.

İptal talebinin hangi mercie yapılacağı konusunda geçiş dönemi öngörülmüştü. Kanun iptal yetkisini Kuruma vermiş, ancak ilgili maddenin yürürlüğünü yedi yıl ertelemişti. Geçici madde uyarınca bu süre boyunca yetki mahkemelerde kalmıştı. Erteleme 10 Ocak 2024 tarihinde dolmuştur. Yetki bu tarihten itibaren Türk Patent ve Marka Kuruma geçmiştir. Bu tarihten önce açılmış derdest davalar ise mahkemelerce sonuçlandırılmaktadır.

Patent ve Faydalı Model

Patent, buluşlara tanınan koruma türüdür. Buluş, teknik bir soruna getirilen teknik çözümdür. Patent avukatı bakımından da ölçüt aynıdır: teknik alanda somut çözüm sunulmalıdır. Ticari model veya pazarlama fikri, ne kadar özgün olursa olsun patent konusu olmaz. Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler kapsam dışıdır. Zihni faaliyetlere ilişkin kurallar ve iş yöntemleri de bu kapsamdadır.

Faydalı model daha hızlı ve daha düşük maliyetli bir alternatiftir. İnceleme usulü daha basittir ve tescil süreci kısalır. Buna karşılık koruma süresi daha kısadır. Usuller ile kimyasal ve biyolojik maddeler faydalı model kapsamı dışındadır. Bir patent avukatı bakımından bu tercih yalnızca teknik değil ticari bir karardır. Ürün ömrü kısa olan alanlarda faydalı model öne çıkabilir. Uzun ömürlü teknolojilerde ise patent daha isabetli olur.

Patentlenebilirlik Şartları

Patent için üç şart birlikte aranır. Birincisi yeniliktir ve buluşun tekniğin bilinen durumuna dahil olmaması gerekir. Yenilik dünya çapında değerlendirilir. Buluşun herhangi bir ülkede açıklanmış olması yeniliği ortadan kaldırabilir. İkincisi buluş basamağıdır ve buluş, ilgili alandaki uzman için aşikar olmamalıdır. Üçüncüsü sanayiye uygulanabilirliktir ve bu şart patent avukatı değerlendirmesinde de esastır.

En sık yapılan hata, yenilik şartının başvurudan önce yok edilmesidir. Buluş sahipleri tanıtım yaparken farkında olmadan koruma imkanını ortadan kaldırır. Fuarda sergileme, sosyal medyada teknik detay paylaşımı ve makale yayını bu kapsamdadır. Yatırımcıya gizlilik sözleşmesi yapılmadan bilgi verilmesi de aynı riski taşır. Kanun sınırlı hallerde hoşgörü süresi tanımaktadır, ancak bu istisnaya güvenmek risklidir. Güvenli yol, açıklama yapılmadan önce başvurunun tamamlanmasıdır.

Patent ile Faydalı Model Farkı

İki koruma türü arasındaki tercih buluşun niteliğine göre yapılır. Ticari plan da bu kararı etkiler. Koruma süresi, inceleme usulü ve kapsam dışı konular farklıdır. Bu farklar tercihin sonucunu doğrudan belirler. Yanlış tercih, korumanın istenen alanı kapsamamasına yol açabilir. Aşağıdaki tablo temel farkları karşılaştırmaktadır.

Karşılaştırma Ölçütü Patent Faydalı Model
Aranan şartlar Yenilik, buluş basamağı, sanayiye uygulanabilirlik Yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik
Koruma süresi Başvurudan itibaren yirmi yıl Başvurudan itibaren on yıl
İnceleme usulü Araştırma ve inceleme aşamalarını içerir Daha basit, buluş basamağı incelenmez
Tescil süresi Daha uzun sürer Kural olarak daha kısa sürer
Kapsam dışı konular Keşifler, teoriler, iş yöntemleri Ayrıca usuller ile kimyasal ve biyolojik maddeler

Tercih yaparken tek bir kural koymak doğru olmaz. Buluşunuz kimyasal bileşim veya üretim usulü ise faydalı model yolu kapalıdır. Buluş basamağı bakımından güçlüyseniz ve teknoloji uzun ömürlüyse patent daha koruyucudur. Mekanik iyileştirme niteliğindeki buluşlarda faydalı model pratik olabilir. Koruma süresinin kısalığı bazı ürünlerde dezavantaj yaratmaz. Karar, teknik nitelik ile pazar stratejisi birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

Tasarım Tescili

Tasarım, ürünün tümünün veya bir parçasının görünümüne ilişkin korumadır. Çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme ve yüzey dokusu bu kapsamdadır. Korumanın konusu işlev değil görünümdür. Bu yönüyle tasarım patentten ayrılır ve değerlendirmesi patent avukatı için farklı ölçütlere dayanır. İki şart aranır: yenilik ve ayırt edici nitelik. Ayırt edici nitelik, bilgilenmiş kullanıcı üzerindeki genel izlenimin farklı olmasıdır.

Tasarımlar iki şekilde korunur. Kuruma başvuru yapılarak tescil edilenler tescilli tasarımdır. Tescilli tasarımın koruma süresi beş yıldır ve beşer yıllık yenilemelerle en fazla yirmi beş yıla uzatılabilir. İlk kez Türkiye’de kamuya sunulanlar ise tescilsiz tasarım olarak üç yıl korunur. Tescilsiz koruma daha dardır, çünkü kural olarak taklit unsuru aranır. Kanun kamuya sunmadan itibaren on iki aylık bir süre tanımaktadır ve bu sürede yapılan başvuruda kendi açıklamanız yeniliği ortadan kaldırmaz.

Koruma Süreleri ve Yenileme

Koruma süreleri hak türüne göre farklılık gösterir. Bu süreler kanunla belirlenmiştir ve değiştirilemez. Bazı haklar yenilenebilir, bazıları süre sonunda kesin olarak sona erer. Sürelerin başlangıç anı da her hak için aynı değildir. Bu nedenle takvim, hak türüne göre ayrı kurulmalıdır. Aşağıdaki tablo bu bilgileri bir arada göstermektedir.

Hak Türü Koruma Süresi Yenilenebilir mi Başlangıç Anı
Marka On yıl Evet, onar yıllık dönemlerle, sayı sınırı yok Başvuru tarihi
Patent Yirmi yıl Hayır Başvuru tarihi
Faydalı model On yıl Hayır Başvuru tarihi
Tescilli tasarım Beş yıl Evet, beşer yıllık dönemlerle en fazla yirmi beş yıl Başvuru tarihi

Yenileme süresinin kaçırılmasının sonucu hakkın sona ermesidir. Hak sona erdiğinde işaret üzerindeki tekel ortadan kalkar. En somut sonuç, üçüncü kişilerin aynı işaret için başvurabilmesidir. Yıllarca yatırım yapılmış bir marka tek bir süre kaçırmasıyla elden çıkabilir. Kanun markada sınırlı bir koruma öngörmüşse de bu koruma mutlak değildir. Patentte ayrıca yıllık ücret yükümlülüğü vardır ve patent avukatı bu takvimi de gözetir. Bu nedenle süreler kişisel hafızaya değil takip sistemine bağlanmalıdır.

Devir, Lisans ve Rehin İşlemleri

Sınai mülkiyet hakları malvarlığı değeridir. Bu haklar devredilebilir, lisansa konu edilebilir ve teminat gösterilebilir. Devir, hakkın mülkiyetinin başkasına geçmesidir. Lisans ise mülkiyet devredilmeden kullanım yetkisi verilmesidir. Devir sözleşmesinin yazılı yapılması ve imzaların noterce onaylanması aranır. Lisans sözleşmelerinin de yazılı yapılması gerekir ve şekle uyulmaması geçersizlik doğurur.

Lisansın iki temel türü vardır. İnhisari lisansta lisans veren, hakkı başkasına lisans veremez ve saklı tutmadıkça kendisi de kullanamaz. İnhisari olmayan lisansta ise bu sınırlama yoktur. Bu ayrım lisans alanın dava açma imkanını da etkiler. Sözleşmede kapsam, süre, coğrafi alan, ücret ve denetim yetkisi düzenlenmelidir. Bu işlemlerin sicile kaydedilmesi önem taşır, çünkü kaydedilmeyen işlemler iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Sözleşme hazırlığı ve şirketler hukuku boyutuna ilişkin içeriklerimiz bu konuyu tamamlar.

Yurt Dışında Marka ve Patent Koruması

Sınai mülkiyette ülkesellik ilkesi geçerlidir. Türkiye’deki tescil yalnızca Türkiye sınırları içinde koruma sağlar. İhraç ettiğiniz ülkede korunmak için orada ayrıca koruma elde etmelisiniz. Bu, ihracatçıların en sık yanıldığı noktadır. İşletmeler markalarının yurt dışında başkası adına tescil edildiğini çoğu zaman ihracat aşamasında öğrenir. O aşamada durumu geri çevirmek hem uzun hem maliyetlidir.

Uluslararası koruma için farklı sistemler bulunur. Markalarda Madrid Protokolü kapsamında tek başvuruyla birden çok ülkede koruma talep edilebilir. Başvuru menşe ofis aracılığıyla Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatına iletilir ve seçilen ülkeler kendi mevzuatına göre inceleme yapar. Patentlerde Avrupa Patenti ve Patent İşbirliği Antlaşması sistemleri kullanılır. Rüçhan hakkı sayesinde ilk başvuru tarihine dayanılarak diğer ülkelerde öncelik talep edilebilir. Rüçhan süresi marka ve tasarımlarda altı ay, patent ve faydalı modelde on iki aydır. Ülke sayısı maliyeti doğrudan etkilediğinden seçim ticari plana göre yapılmalıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Sınai mülkiyet uyuşmazlıklarında görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Marka hukuku uyuşmazlıklarına bakan bu mahkemeler her ilde kurulmamıştır. Bulunmayan yerlerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar. Cezai boyutta ise fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi görevlidir. Bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde belirlenen asliye ceza mahkemesi davaya bakar. Dava açmadan önce hangi mahkemenin bu sıfatla görevlendirildiği kontrol edilmelidir.

Yetkide genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Kanun hak sahibine bazı hallerde alternatif yetkili mahkemeler de tanımıştır. Kurum kararlarının iptali davaları bu kuraldan ayrılır. Bu davalarda görevli ve yetkili mahkeme Ankara’daki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Bursa’daki bir işletme bakımından tablo ikiye ayrılır: tecavüz ve hükümsüzlük uyuşmazlıkları yetki kurallarına göre belirlenen mahkemede, Kurum kararlarına karşı açılacak davalar Ankara’da görülür. Ticari uyuşmazlıklarla iç içe geçen dosyalarda görev ilişkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Marka ve Patent Avukatı Ücretleri

Bu alanda maliyet iki ayrı kalemden oluşur. Birinci kalem Kuruma ödenen resmi ücretlerdir. Başvuru, sınıf, itiraz, tescil ve yenileme ücretleri bu kapsamdadır. İkinci kalem alınan hizmetin ücretidir. Kurum işlemleri için vekile, dava süreçleri için avukata ödenen ücret ayrıdır. Bu ayrımın bilinmemesi yanlış beklenti doğurmaktadır. Aşağıdaki tablo kalemleri göstermektedir.

Kalem Kime Ödenir Ücretlendirme Esası
Başvuru ve sınıf ücretleri Türk Patent ve Marka Kurumu Her yıl güncellenen resmi ücret tarifesi
İtiraz ve tescil ücretleri Türk Patent ve Marka Kurumu Kurumun resmi ücret tarifesi
Yenileme ücreti Türk Patent ve Marka Kurumu Resmi tarife, ek sürede ek ücret
Kurum nezdindeki işlem hizmeti Sicile kayıtlı vekil Vekil ile yapılan sözleşme
Danışmanlık ve sözleşme hazırlığı Avukat Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gözetilerek sözleşme
Dava takibi Avukat Dava türüne göre maktu veya nispi esas

Kurum ücretleri her yıl güncellendiği için burada rakam verilmemiştir. Güncel tutarlar Kurumun resmi ücret tarifesinden kontrol edilmelidir. Maliyeti etkileyen en önemli değişken sınıf sayısıdır. Gereğinden geniş liste hem maliyeti hem iptal riskini yükseltir. Avukatlık ücretinde güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınır ve altında ücret kararlaştırılamaz. Bursa Barosu tarifesi ise tavsiye niteliğindedir ve bağlayıcı değildir. Dava dosyalarında ayrıca harç, bilirkişi ve tespit giderleri doğar.

Sık Yapılan Hatalar

Bu alandaki hataların ortak özelliği geç fark edilmeleridir. Yanlış atılan adım genellikle yıllar sonra karşınıza çıkar. O aşamada düzeltme imkanı kalmamış olabilir. Kalmışsa da maliyeti yüksektir. Aşağıdaki liste uygulamada en sık karşılaştığımız hataları toplamaktadır. Bunlar suçlama değil uyarı niteliğindedir.

  • Ön araştırma yapmadan başvuruda bulunmak.
  • Faaliyet alanıyla örtüşmeyen sınıflar seçmek.
  • Bülten takibi yapmamak ve iki aylık itiraz süresini kaçırmak.
  • Buluşu başvurudan önce fuarda veya sosyal medyada açıklamak.
  • Yenileme süresini ve ek süreyi kaçırmak.
  • Markayı tescil ettirip ciddi biçimde kullanmamak.
  • Türkiye’deki tescilin yurt dışında da koruma sağladığını sanmak.
  • Devir ve lisans işlemlerini sicile kaydettirmemek.
  • Tecavüz halinde delil tespiti yaptırmadan beklemek.

Bu hataların çoğunun geri dönüşü yoktur. Kaçırılan itiraz süresi telafi edilemez. Kamuya açıklanmış bir buluşun yeniliği geri getirilemez. Sona eren marka hakkı, üçüncü kişi başvurmuşsa geri alınamayabilir. Buna karşılık hepsi, süreç başlamadan yapılacak kısa bir değerlendirmeyle önlenebilir. Erken danışmanlık, sonradan açılacak davanın maliyetinin çok altındadır. Dava ayrıca zaman ve ticari enerji de tüketir.

Bursa’da Sunduğumuz Destek

Can Çiftçi Hukuk Bürosu olarak sınai mülkiyette danışmanlık ve dava takibi hizmeti veriyoruz. Tescil öncesinde işaret seçimi ve sınıf stratejisi değerlendirilmektedir. Devir, lisans ve gizlilik sözleşmeleri hazırlanmakta ve incelenmektedir. Tecavüz dosyalarında ihtarname, delil tespiti ve dava takibi yürütülmektedir. Hükümsüzlük ve iptal uyuşmazlıkları ile cezai boyuta ilişkin şikayet süreçleri de takip edilmektedir. Bir marka avukatı olarak rolümüz uyuşmazlık ve danışmanlık tarafındadır. Nilüfer’deki ofisimizden Bursa ve çevresinde hizmet veriyoruz.

Yukarıda belirttiğimiz gibi büromuzda vekil siciline kayıtlı vekil bulunmamaktadır. Kurum nezdindeki başvuru ve itiraz işlemlerini bu nedenle üstlenmiyoruz. Bu ayrımı baştan belirtmemizin nedeni, sürecin kimin eliyle yürüyeceğini bilmenizin yararınıza olmasıdır. Tescil, üçüncü kişilerin itirazına ve Kurum incelemesine bağlı bir süreçtir. Sonucu peşinen taahhüt edilemez ve aynı şey dava süreçleri için de geçerlidir. Marka ve patent avukatı desteği gerektiren sorularınız için büromuzla iletişime geçebilirsiniz. Diğer çalışma alanlarımız için Bursa avukat sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Marka tescili için avukat şart mı?

Marka tescili için avukat şart değildir, çünkü Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki başvuru işlemleri sicile kayıtlı marka vekili aracılığıyla ya da başvuru sahibince bizzat yapılır. Avukatlık sıfatı tek başına Kurum nezdinde vekil olarak işlem yapma yetkisi vermez; bu yetki 5000 sayılı Kanun kapsamında vekil siciline kayıtla doğar. Avukatın rolü tescil öncesi strateji, sözleşme hazırlığı ve tecavüz ile hükümsüzlük gibi uyuşmazlıklarda dava takibidir. Sicil kaydını Kurumun vekil sorgulama sayfasından kontrol edebilirsiniz.

Marka tescili ne kadar sürer?

Marka tescilinin süresi Kurumun iş yüküne göre değişir, bu nedenle kesin süre taahhüdü verilemez. Süreç şekli inceleme, mutlak ret incelemesi, Bültende yayım, iki aylık yayıma itiraz süresi ve tescil aşamalarından oluşur. İtiraz gelmeyen dosyalar ortalama olarak birkaç ay ile bir yıl arasında sonuçlanabilir. Yayıma itiraz gelmesi halinde süre belirgin biçimde uzar. Güncel işlem süreleri Kurum duyurularından takip edilmelidir.

Markam taklit ediliyor, ne yapabilirim?

Markanız taklit ediliyorsa 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında hem hukuk hem ceza yoluna başvurabilirsiniz. Hukuk yolunda tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talep edilebilir; yargılama sürerken ihtiyati tedbir istenebilir. Ceza yolunda tecavüz fiilleri şikayete bağlı suç oluşturur ve kanunda bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülmüştür. İlk yapılması gereken, bir marka avukatı ile delillerin tarihli biçimde tespit edilmesidir.

Tescilsiz marka korunur mu?

Tescilsiz marka sınırlı biçimde korunur, çünkü 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ndaki tecavüz hükümleri kural olarak tescilli markalar için uygulanır. Tescilsiz işaret sahibi Türk Ticaret Kanunu’ndaki haksız rekabet hükümlerine dayanabilir. Önceye dayalı gerçek hak sahipliğini ileri sürerek sonraki tescile itiraz veya hükümsüzlük talebinde de bulunabilir. Bu yollar ispat bakımından daha zordur. Ayrıca tecavüz suçunun oluşabilmesi için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır.

Marka başvuruma itiraz edildi, ne olur?

Başvurunuza itiraz edilmesi reddedildiği anlamına gelmez; itiraz Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından incelenir ve size görüş sunma imkanı verilir. İtiraz, Bültende yayımdan itibaren iki ay içinde gerekçeli ve yazılı olarak yapılır. İnceleme sonucunda itiraz reddedilebilir, kabul edilebilir veya başvuru kısmen daraltılarak tescile bağlanabilir. Kurumun kararına karşı bildirimden itibaren iki ay içinde üst inceleme talep edilebilir. Sunulacak karşı görüşün içeriği sonucu doğrudan etkiler.

Markamı kullanmazsam iptal edilir mi?

Evet, markanızı kullanmazsanız iptal edilebilir; tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı sebep olmaksızın Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan marka iptal talebine konu olur. Kullanıma beş yıl kesintisiz ara verilmesi de aynı sonucu doğurur. İptal, yalnızca kullanılmayan mal veya hizmetler bakımından kısmen de istenebilir. Kullanımın ispat yükü marka sahibindedir, bu nedenle fatura ve reklam materyalleri tarihli olarak saklanmalıdır. İptal talepleri 10 Ocak 2024 tarihinden itibaren Kuruma yapılmaktadır.

Patent ile faydalı model arasındaki fark nedir?

Patent ile faydalı model arasındaki temel fark aranan şartlarda ve koruma süresindedir. Patentte yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik birlikte aranırken, faydalı modelde buluş basamağı şartı aranmaz. Patentin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren yirmi yıl, faydalı modelin koruma süresi on yıldır ve her ikisi de uzatılamaz. Faydalı modelin inceleme usulü daha basit olduğundan tescil süreci genellikle daha kısadır. Usuller ile kimyasal ve biyolojik maddeler faydalı model kapsamı dışındadır.

Buluşumu tanıttıktan sonra patent alabilir miyim?

Buluşunuzu tanıttıktan sonra patent almanız riskli hale gelir, çünkü yenilik şartı dünya çapında değerlendirilir ve başvurudan önceki açıklama tekniğin bilinen durumuna dahil olur. Fuarda sergileme, sosyal medya paylaşımı ve bilimsel yayın bu kapsamda değerlendirilebilir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu sınırlı hallerde bir hoşgörü süresi tanımaktadır. Bu istisnaya güvenmek yerine açıklama yapmadan önce başvuruyu tamamlamak gerekir. Tanıtım zorunluysa öncesinde gizlilik sözleşmesi imzalanmalıdır.

Türkiye’deki tescilim yurt dışında geçerli mi?

Hayır, Türkiye’deki tesciliniz yurt dışında geçerli değildir, çünkü sınai mülkiyet haklarında ülkesellik ilkesi geçerlidir ve koruma yalnızca tescilin alındığı ülkede doğar. Yurt dışında korunmak için hedef ülkelerde ayrıca başvuru yapılması gerekir. Markalarda Madrid Protokolü kapsamında tek başvuruyla birden çok ülke seçilebilir. Patentlerde Avrupa Patenti ve Patent İşbirliği Antlaşması sistemleri kullanılır. Rüçhan süresi marka ve tasarımda altı ay, patent ve faydalı modelde on iki aydır.

Marka tescili ne kadara mal olur?

Marka tescilinin maliyeti tek bir tutardan oluşmaz; Kuruma ödenen resmi ücretler ile alınan hizmetin ücreti birbirinden ayrıdır. Kurum ücretleri başvuru, sınıf sayısı, itiraz, tescil ve yenileme kalemlerinden oluşur ve her yıl güncellenen resmi tarifeden kontrol edilmelidir. Hizmet ücreti ise Kurum işlemleri için vekile, dava süreçleri için avukata ödenir. Avukatlık ücretinde güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınır. Maliyeti en çok etkileyen değişken seçilen sınıf sayısıdır.

Sınai mülkiyet hakları kural olarak tescille doğar ve tescil, korumanın sonu değil başlangıcıdır. Markanızı veya buluşunuzu korurken ilk ayırt etmeniz gereken şey rollerin farklı olduğudur: Kurum nezdindeki işlemler sicile kayıtlı vekilin, mahkeme uyuşmazlıkları avukatın alanına girer. Süreç boyunca en kritik nokta sürelerdir ve başında iki aylık yayıma itiraz süresi ile yenileme süreleri gelir. Tescil aldıktan sonra markanın ciddi biçimde kullanılması gerekir, aksi halde beş yılın sonunda iptal riski doğar. Kullanımı belgeleyen kayıtların saklanması bu nedenle önemlidir. Koruma ülkeseldir, yani Türkiye’deki tescil yurt dışında kendiliğinden geçerli olmaz. Hak ihlalinde hem hukuk hem ceza yolu açıktır, ancak sonucu belirleyen şey delillerdir. Bu nedenle atılacak adımların sırası ve zamanlaması, adımın kendisi kadar önemlidir.

Scroll to Top